onlara destek olmak için sizde sitenize ilanları ekleyebilirsiniz ya da sahiplenebilirsiniz... Lilypie 2nd Birthday PicLilypie 2nd Birthday Ticker Sevda'nın yeri.... - Blogcu


Sevda'nın yeri....

7/7/2008 - Konuşma ve dil gelişimi (alıntı- http://www.freewebs.com/cocukhayat/dilgelisim.htm )

Kategori: bebek-cocuk

Dil gelişiminde etkili olan temel faktörler nelerdir?

Dil insanı diğer canlılardan ayıran en önemli becerilerden biridir ve oldukça karmaşık bir gelişimin ürünüdür. İletişim bir organizmanın ürettiği ve başka organizmalar için anlamlı olan ve böylelikle davranışları etkileyen sinyallerden oluşur. İletişimde işaret ve sembol olmak üzere iki çeşit sinyal vardır. Dil ise iletişimde sembollerin kullanılmasıdır. Dilin iki temel bileşeni vardır:

  •  
    • Reseptif dil (Alıcı dil, anlama dili)
    • Ekspresif dil (Anlatım dili)

Dil ve konuşma gelişiminin en yoğun yaşandığı dönem yaşamın ilk 3 senesidir. Bu yıllar beyinde gelişim ve olgunlaşmanın en yoğun yaşandığı yıllardır. Dil gelişimi için doğuştan gelen donanım ve zengin ses ve görüntü içeren dış ortam gerekli olur. Alıcı dil anlatım dilinden önce gelişir. Bebeğin ilk kelimeleri çıkarmadan önce ses ve hareketleri ile iletişim kurduğu döneme prelinguistik dönem denir ve bu dönemde dinleme, izleme ve paylaşma, sesleri deneme, sesleri anlamlarla eşleştirme ve son olarak da kelime üretimi gerçekleşir. Dilin kazanılması, doğrudan çocuğun bilişsel gelişimine dayanmakta olup zihinsel uyum süreçlerinin herbiri algılama, kavram geliştirme ve dilin kazanılmasıyla yakından ilişkilidir. Dil gelişimini etkileyen etmenler arasında genetik, algısal, bilişsel, nörolojik gelişim, fiziksel ve ruhsal durum, anne-bebek etkileşimi, sosyal çevre, cinsiyet, aile yapısı, iki dillilik ve sosyokültürel etmenler sayılabilir. Sonuç olarak tüm bebekler dili öğrenmeye öncelikle kullanılan dildeki sesleri öğrenmekle başlarlar. Seslerden hecelere, cümlelere ve dilin tam olarak anlaşılmasına dek süren süreç içinde sıra değişmezken, gelişimin hızı tüm bu etmenlerden etkilenmektedir. İlk 3 ayda fonemler (konuşma sesleri), 3-9 aylarda morfemler (ses birleşimi, kelime oluşturma), 9-18 aylarda sentaks (grammar, cümle oluşturma), 18-36 aylarda semantik (kelime ve cümlenin anlamını kavrama) gelişimi olur. Zamanla prozodi (konuşmanın tonlama ve ritmi) ve pragmatic dil kullanımı (dilin sosyal iletişim için etkin kullanımı) gelişimleri gerçekleşir. Bebeğin çıkardığı sesler ve kelimeler:

  • 0-2 ay: Refleks ağlama ve vejetatif sesler
  • 2-5 ay: Cooing (gıgıldama), gülümseme
  • 4-8 ay: Ses oyunu, babbling (agulama, hece çıkarma)
  • 6-8 ay: Tekrarlayan babbling
  • 9-18 ay: Jargon babbling, ilk kelimeler
  • 18 aylık olduğunda bebek bir düzine sözcüğü tek tek söyleyebilir.
  • İkinci yılın sonuna doğru iki sözcüğü biraraya getirebilir ve sözcük dağarcığı 200'e ulaşır.
  • 2,5 yaş ile birlikte çocuğun sözcükleri 400 civarına ulaşır.

 

Dil ve iletişim gelişiminin temel basamakları nelerdir?

Dil ve iletişim gelişimi üç farklı gelişim boyutunda incelenebilir:

1.       Semantik (içerik) veya anlam

2.       Sentaks (yapı) veya gramer

3.       Pragmatik (dilin sosyal iletişim için kullanılması)

 “İlk kelime” ebeveynler tarafından iletişimde ilk adım olarak görülür fakat, iletişim doğumdan hemen sonra başlayan aktif bir işlemdir. Bebekler pasif alıcılar değildir. Hayatın ilk günlerinden itibaren insan sesinin frekans aralığındaki sesler için bir tercih söz konusudur. Diğer ritmik veya müzikal seslerden ziyade konuşma sesi için bir tercih edilir. İnsan sesi olmayan işitsel bir uyarana, insan sesine olan reaksiyonu vermezler. Üç günlük bebekler annelerinin seslerini diğer kadınların seslerinden ayırt edebiliyor.  Yeni doğanlar yüze bakmayı tercih ederler ve yüzden etkilenirler. 8 aylık oluncaya kadar gerçek bir anlama söz konusu değildir. 8-12 aylık bebeklerin anlaması da bağlamsal bir anlama (annenin baktığına bakma gibi) olarak düşünülebilir. Birinci yaşın sonlarına doğru, kelimeleri anlamasalar da, semantik (anlam bilimsel) sınıflamalar için bir temel oluşmaya başlar.

 

3 yaş altı çocuklarda anlama becerilerinin özeti:

8-12 ay: Ortamdaki (çevrede yer alan) birkaç tek kelimeyi anlar

12-18 ay: Ortam dışındaki tek kelimeleri anlar

18-24 ay: Ortamda olmayan nesneler için konuşulan kelimeleri; bir miktar 2’li kombinasyonları anlar.

24-36 ay: 3 kelimeli cümleleri anlar; kelime sırasını anlamaz

 

Bebekle etkileşimin dil gelişimine etkisi nedir?

Bir aylıkken göz teması, 3 aylıkken konuşmaya cevap olarak gülümsemek, 4 aylıkken seslere ses çıkararak cevap vermek etkileşim formlarıdır. Ebeveynlerin vurgulama tarzlarını taklit etmeye çalışırlar. Üç aylıkken annelerine karşı daha fazla sesli cevaplılık gösterirler. Daha iyi motor (hareket) koordinasyon kazanınca, “ce-e” oyunu, güle güle için el sallama veya konuşmaları önce bir kişiye sonra diğerine bakarak takip etme gibi etkileşimler oluşur. Bebekler bakışı, etkileşimleri düzenlemek için kullanırlar. Etkileşimle ilgilendiklerinde ebeveyne bakar, yorulduklarında bakışlarını çevirirler. Ebeveynin işaret ettiği nesneye dikkatlerini çevirmek için ebeveynin bakışını takip ederler. Sekiz aylıkken, temsili ve niyet içeren beceriler geliştirmeye başlarlar. İletişim temel olarak mimiklerle, vücut diliyle ifade edilir. İlk kelimelerle ilişkilendirilen anlamlar erişkin sözlüğündeki anlamlarla aynı değildir. Önceleri anlama bağlama bağlıdır (tanıdık rutinler). 18 aylıkken anlama bağlamdan sıyrılmaya başlar. 15-16 aylıkken çocuk kendi vücut parçalarını istek üzerine gösterebilir. 20 aylıkken oyuncak bebek veya başka biri üzerinde vücut parçalarını gösterebilir. 12 aylık bir çocuk her şeyi anlar mı? Dili anlama hala kısıtlı, sadece ebeveynler her şeyi anladıklarını sanıyor, çünkü duydukları dile cevap vermek için çocuklar bir dizi strateji ve kısa yollar kullanıyorlar. “Saçını tara” dendiğinde talimatı tam anlamadan, “tara” kelimesini tanıyarak ve tarağın ne için kullanıldığını bilerek, buna uyar.

 

Bebeğin ilk olarak ürettiği sesler nelerdir?

Ağlama yenidoğanın temel ses çıkarma davranışıdır. Doğumdan 1 ay sonra duygusal durumlara göre değişen ağlamalar üretme becerisi kazanır. Hayatın ilk haftasında ağrı ve açlık ağlamaları farklılaşmıştır. İlk 1 ayda memnuniyet sesleri sıkıntı seslerinden ayrılabilir. 0-2 aylık dönemdeki ağlamalar erişkinin dikkatini çekmek niyetiyle yapılmamaktadır. Ağlamak bu dönemde daha içgüdüsel bir şeydir. Bebek büyüdükçe boyun ve baş anatomisi değişir ve çıkarılabilecek seslerin çeşitliliği artar. İki – beşinci aylarda; gıgıldama “k”, ”g” ve “oo” sesleri ağırlıklıdır. Gülme, sosyal gülümseme başlar. Ağlama sıklığı azalır. Dört- sekizinci aylarda; “ ses oyunları” ve agulama görülür. Ağzın ön tarafından çıkan sesler belirir (“b”, “p”, “m”, “n”, “t”, ”d”).            

 

Konuşma seslerinin üretimi nasıl bir gelişim sırası izler?

İlk kelimelerde kullanılan sesler: “b”, “p”, “m”, “n”, “t”, ”d” (ağzın önünden çıkan). İlk doğru şekilde telaffuz edilen ünsüzler nazal olanlardır (“m”, ”n” gibi), daha sonra değme sesleri (“p”, “b”, “t”, “d”, “k”, “g”) ve kayma sesleridir (“h”, “y”). İlk kelimeler basit hece şekillerine sâhiptir. 24 aylık çocuk 9-10 farklı ses çıkarabilir. İlk kelimeler nesnelerin isimleri olma eğilimindedir. “Merhaba” ve “güle güle” de ilk kelimeler arasındadır (sosyal etkileşim rutinleri). İlk 50 kelime döneminde cümleler tek kelimeliktir. Bu tek kelimeler cümle gibi fonksiyon görür (“Anne”=“Anne gel” anlamında). 12 aylıkken ortalama “ifade edilen” kelime hazinesi 3 kelimedir, 15 aylıkken 10 kelime, 18 aylıkken 50 kelime, 20 aylıkken 150 kelimedir. 24 aylık çocuk 300 farklı kelime söyler. Bu sayılarda önemli bireysel varyasyon vardır. Ancak 24 aylıkken 50 kelimeden az olması dil gelişiminde olası bir risk anlamı taşıyabilir. İkinci yılın sonuna doğru 3-4 kelimelik cümleler (“Baba topu at”) başlar.

 

Pragmatik dil gelişimi (biriyle konuşmayı öğrenme) nasıl gerçekleşir?

İlk kelime söylendiğinde, çocuk duygudurumunu sesle ifade etmeyi öğrenmiştir. Çocuk tipik olarak, dinleyiciye yönelmeyen, arka arkaya söylenen ifadeler kullanır. 1-2 kelimelik söylemler boyunca egosentrik (kendini dünyanın merkezinde gören) dil, ihtiyaçları dile getiren dille karışır ve çocuk çevreyle ilgili gözlem yapmaya başlar. Bu dönemde perseveratif (sürekli aynı şeyi tekrarlama) konuşma anormal değildir. Oyun çocukları erişkinin konuşmalarına mimiklerle, seslerle ve kelimelerle cevap veriyor gibi görünseler de, bu çok güvenilir değildir. İkinci yılın 2. yarısında,dilin “yargılama” fonksiyonu ortaya çıkar. 12-18 aylık çocuklar genellikle “şimdi ve burada” ile ilgili konuşurlar. Daha büyük çocuklar dili dünya ile ilgili bir şey öğrenmek için kullanırlar. Dilin yargılama yoluyla ilk kullanımı soru sormakla başlar. “Ne?” nesnelerin isimlerini öğrenmek için sorduğu ilk soru ifadesidir. 3. yılda çocuğun konuşmada bir konuya bağlı kalma becerisi gelişir. 2 yaşındaki çocuk konuşmadaki kırılmalarla nasıl baş edeceğini öğrenir. İki yaşında bile çocuk farklı insanlarla farklı şekilde konuştuğumuzu fark eder. İki yaşındaki çocuk babasıyla daha nazik konuşur. Bu yaşta, erişkinin her şeyi bildiği düşünülür ve gerekli bilgiler verilmez. Bir şeyi kibarca isteme, ebeveynlerin hatırlatmalarıyla öğrenilecek bir şeydir (Lütfen…). Üçüncü yılda, dili, yeni bilgi aktarmak, geçmiş olaylarla ilgili konuşmak, hayal etmek veya taklit etmek için kullanabileceklerini öğrenirler. 3 yaşında egosentrik konuşma ve ekolali (söylenen sözleri tekrar etme) yavaş yavaş kaybolur. 3-5 yaş arasında, dil geçmişteki olayları anlatma ve onları şimdiki olaylarla ilişkilendirmek için kullanılır. Dil gelişimi her bir aşaması çeşitli bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimin paralel olarak gelişmesini gerekli kılan oldukça karmaşık bir süreçtir. Her aşamada ortaya çıkabilecek sorunların ayrıntılı olarak ele alınması, olası biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerin incelenmesi gerekli olabilmektedir. Her bir birey benzer dil-iletişim sorunlarını çok farklı nedenlerle yaşayabilir, ya da çok benzer nedenler çok farklı sorunlara yol açabilir.

 

Dil gelişimi basamakları dönemler hâlinde nasıl özetlenebilir?

  • 0–3 ay arası: Bebek önceleri sadece ağlayarak ses çıkarır, fakat sonra yavaş yavaş ağlamadan da sesler çıkarmaya başlar. Bebek ağlama dışı sesleri çıkarmayı öğrenirken, başkalarının konuşmasına da cevap vermeyi öğrenir. İnsanların konuşmalarına önce yüz ifadesi ve vücut hareketleriyle cevap verir. Daha sonra onunla konuşulduğunda yumuşak seslerle yanıt vermeye başlar.
  • 3–6 ay arası: İki değişik sesli harf çıkarır ve yalnızken kendi kendine gıgıldar.
    Artık değişik duygularını değişik sesler çıkararak ifade ederler. Büyüklerin çıkardığı sesleri, konuşmaları taklit etmeye çalışır.
  • 6–9 ay arası: Tekrardan oluşan iki heceli kelimeleri söyler (mama gibi).  Çocuk yetişkin biriyle karşılıklı sıra alabilir (hareketler ve ses çıkararak). Dikkat çekmek için bağırır. Birisi istemediği birşey yaptığında ağlayarak veya yüksek sesler çıkararak tepki verir. Tanıdık birini gördüğünde gülümser ve ses çıkarır. Taklit becerileri artmıştır.
  • 9–12 ay arası: Bebek artık yetişkinlerin konuşmalarındakilere benzer tonlamalar kullanır. Önce açık bir isteme biçimi ortaya çıkar. Birşeye bakar ve sonra yetişkine bakar; işaret ile veya ses çıkararak ne gördüğü hakkında bilgi verir. Yetişkinle bir iletişime girmek için ses çıkarır, iletişimi başlatır. Özellikle ses ile birleştirilen hareketleri taklit etmekten hoşlanır.
  • 12–15 ay arası: Bebek artık “sohbetten” zevk alıyordur. İnişli çıkışlı seslerle iletişim kurar ve konuşmayı devam ettirir. Bu aşamadan itibaren selemlaşma ve vedalaşma için tutarlı sesler ve hareketler kullanır. Kelimeleri, onlara yakın seslerle taklit eder (ör, ‘su’ için “buu” gibi). “Bu nedir?” sorusuna bir kelime veya kelimeye yakın bir sesle cevap verebilir.
    Ses vurguları gitgide daha olgunlaşır, gelişir.
  • 15–18 ay arası: Çocuk artık 4 – 6 kelime söyleyebilir. Bunlar genellikle isimler, karşı çıkma kelimeleri ve “merhaba”, ”bay bay” gibi sözcüklerdir. Kelimeyi söyleyemediği zaman göstermek, vermek veya el sallamak gibi hareketlere ses ekler. Sık sık duyduğu şarkıları söylemeye çalışır. Artık başarılı bir taklitçidir. Yetişkinlerin sık sık kullandıkları veya konuşmalardaki sözcükleri “yankı” gibi tekrarlarlar.
  • 18 ay-2 yaş arası: Çocuk artık 25 kelime söyleyebilir. Bunlar eşya ve insan isimleri, “selam”, ”bay bay” sözcükleri, hareket belirten en az iki kelime, daha çok istemek ve reddetmek üzerine kelimeleri içerir. Kendisi kullanmasa da iki kelimeli cümleleri taklit eder.
    Kendisini iyi tanıyan yetişkinler için konuşması genel hatlarıyla anlaşılır düzeydedir.
  • 2–3 yaş arası: Bu yaşta çocuklar daha çok kelime kazanır. 2,5 yaşında en az 50 kelime ve 3 yaşından itibaren yaklaşık 300 kelimeye sâhiptirler. Bu yaşta kelimeleri iki kelimelik cümlelerde kullanmak için bağlamayı öğrenirler. Yıl sonuna doğru birçok üç kelimelik cümle kurabilirler. Artık dilbilgisi kurallarını da öğrenmeye başlar (ör, çoğullar, zamirler gibi). Oynarken kendi kendine söylenir ve konuşması oldukça anlaşılır.
  • 3–4 yaş arası: Bu yıl ilerledikçe, çocuk 3 kelimeli cümleler daha sık kullanılır.
    Yakın geçmişdeki deneyimleri detaylı bir şekilde anlatabilir. Sorulduğunda adını ve soyadını söyleyebilir. Çevremizdeki şeylerin ne işe yaradığı ile ilgili olan sorular dahil, birçok soruyu cevaplayabilir.

TEŞEKKÜR

 Bu bölüm Dr. Ayşegül Selcen Güler’in izniyle onun yaptığı sunumdan faydalanarak hazırlanmıştır.

KAYNAKLAR

Lewis M (2002). Child and Adolescent Psychiatry. A Comprehensive Textbook.. 3..Ed:. Lippincott Williams & Wilkins, Philadelphia, USA

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/6/2008 - Yaşlara göre beslenme sorunları ve çözümleri (www.aile.org)

Kategori: bebek-cocuk

Çocukların beslenmesi anne-baba olmanın hem çok memnuniyet verebilen, hem de en fazla gerilime neden olabilen yönlerinden biri. İlk emzirme döneminden ergenlik çağına kadar çocuğun beslenme süreci iniş çıkışlarla, yaş dönemlerine has farklı sorunlarla dolu.

Bu zorlu yolculukta size yardımcı olmak amacıyla, çeşitli yaş dönemlerinde en fazla karşılaşılan sorunları ve size yol gösterecek ipuçlarını derledik.

6-9 AY ARASI

Bebeğinizin iştahı sizi şaşırtıyor mu? Bebeklerin çoğu ilk 6 ay içerisinde doğum kilolarını ikiye ve birinci yılın sonunda da üçe katlarlar!

Bu aylarda sık yaşanan endişe: YETERİNCE BESLENİYOR MU?

Ek gıdalara geçilen bu dönemde bebek henüz "yemeyi" yeni öğrenmeye başladığı için verilen yiyecekleri ağzından çıkarabilir, kısa sürede yorulup daha fazla yemeyi reddedebilir. Bu durum karşısında da anne-babalar bebeğin yeterince gıda alıp almadığından endişe ederler.

Ne yapmalısınız?

Bilmelisiniz ki, bu dönemde ek gıdalardan alınan besinlerden ziyade bebeğin yeme tecrübesi kazanması önemlidir. Bu üç ay boyunca anne sütü veya mama bebeğin ihtiyacı olan besinleri sağlamaya devam edecektir. Bu dönemde bebek yemeyi öğrenirken siz de onun beden dilini okumayı öğreneceksiniz. Örneğin kaşığı uzattığınızda başını çevirerek ya da ağzını sıkı sıkı kapatarak size artık doyduğunu anlatmaya çalışır. Bebeğin verdiği bu sinyallere saygı göstermeniz ve ilk yemek deneyimlerinin olumlu deneyimler olmasını sağlamanız çok önemlidir. Bebeğinizi kesinlikle yemeye zorlamamalısınız.

1-2 YAŞ ARASI

İlk yıldaki hızlı büyüme (ve iştah) döneminin ardından çocukların çoğu bir yavaşlama dönemine girerler. Aslında bebeğiniz ikinci yılın sonunda büyük olasılıkla doğum kilosunu dörde katlamış olacak ve boyu da ortalama 12 cm. uzayacaktır. Ancak yine de ilk yıldaki hızlı büyüme ile kıyaslandığında bu durum bir yavaşlama olarak kabul edilebilir.

Bu yaşlarda sık yaşanan endişe: ÇOK İŞTAHSIZ!

Bu dönemde anne-babaların en büyük şikayeti bebeğin iştahının az oluşudur. "Kuş kadar yiyor", "üç gün aç kalsa yine de yemek istemiyor" gibi sözlerle bu endişelerini dile getirirler. Oysa bu durumun altında yatan gerçek neden bebeğin büyüme hızındaki yavaşlama nedeniyle artık eskisi kadar yemeye ihtiyacının olmamasıdır. Ancak bu "iştah eksikliğine" bir de çocuğun yeni keşfettiği "hayır" deme kabiliyeti, durmaksızın atlama, zıplama ve tırmanma isteği eklendiğinde anne-babaların gerginlik yaşaması kaçınılmaz olmaktadır.

Ne yapmalısınız?

Kendinizi ve çocuğunuzu boş yere yıpratıyor olma olasılığınız yüksek. Öncelikle çocuğunuza dikkat edin, boyu uzuyor ve kilo alıyorsa, sağlıklı ve hareketliyse yeterince yiyor demektir. Kendi bedenini dinlemesine ve ne zaman acıktığına ve ne zaman doyduğuna kendisinin karar vermesine izin verin.

Bu dönemde bazı yiyecekleri büyük bir hevesle yiyebilir. Ancak bu hevesin geldiği gibi geçmesi de mümkün. Örneğin 18 aylık çocuğunuz üç gün bayıla bayıla muz yedikten sonra dördüncü gün muzu görmek bile istemeyebilir. Bu nedenle çocuğunuzun sevdiğini zannettiğiniz bir yiyecekten stoklamaya başlamadan önce bu durumu dikkate alın.

Bu dönemde çocuğunuzun yiyeceklerle ilgili henüz hiçbir önyargısının bulunmayışından istifade edebilir ve brokoli, pırasa gibi ileride reddetmesi muhtemel yiyeceklere şimdiden alıştırabilirsiniz.

 2–5 YAŞ ARASI

İki yaşından itibaren çocukların çoğu tahmin edilebilir bir büyüme sürecine girerek yılda yaklaşık 1-1.5 kilo alırlar ve boyları da yılda 5-6 cm. civarında uzar.

Bu yaşlarda sık yaşanan endişe: YEMEK SEÇİYOR!

Bu dönemde anne-babaların en büyük şikâyeti çocuğun yemek konusunda son derece seçici olmasıdır.

Ne yapmalısınız?

Okul öncesi dönemdeki çocukların şiddetle sevdikleri ve sevmedikleri şeylerin olması normaldir. Bu duruma hazırlıklı olmanız ve öfkelenmemeye çalışmanız her ikiniz için de faydalı olacaktır. Çocuğunuz bir yiyeceği reddettiğinde zorlamayın ve bir dahaki sefere deneyeceğinizi söyleyerek yiyeceği önünden alın. Ancak reddettiği bir yiyeceği sonradan yeniden sunmazlık etmeyin. Uzmanlar çocukların yeni lezzetleri kabul etmeden önce en az 10–15 kez bu yiyeceğin onlara sunulmuş olması gerektiğini belirtiyorlar.

Ayrıca çocuğunuz için farklı bir yemek hazırlama tuzağına düşmemeye de özen göstermelisiniz. Sofraya bütün aile için aynı yiyecekleri koyun ancak bu yiyecekler arasında çocuğunuzun sevdiğini bildiğiniz 1–2 seçeneğin bulunmasına özen gösterin. Örneğin akşam yemeği için balık ve pırasa yaptıysanız, sofrada çocuğunuzun sevdiğini bildiğiniz örneğin salata ve makarna gibi yiyeceklerin de olmasına dikkat edin. Son olarak çocuğunuzun her bir öğünde yediklerinden ziyade bir haftalık süre içerisinde genel olarak dengeli ve sağlıklı beslenip beslenmediğine dikkat etmeye gayret edin.

OKUL DÖNEMİ

Okul döneminde de çocuklar iki yaşında başlayan düzenli büyüme seyrini devam ettirir ve yılda 1–1,5 kilo alırlar. Boyları ise yılda 5–6 cm. civarında uzamaya devam eder. Okul çocuğun beslenmesini de hem yemek istediği şeyler, hem de yemek zamanları bakımından önemli ölçüde etkiler. Okul sonrası atıştırmalar, beslenme çantaları, hareket halindeyken yiyebileceği şeyler beslenme gündemine girer.

Bu yaşlarda sık yaşanan endişe: ABUR CUBURLARA ÇOK DÜŞKÜN!

Bu dönemde karşılaşılan tipik şikâyet ise çocukların abur cubur gıdalara olan düşkünlüğüdür. Arkadaşların ve medyanın etkisi çocukların abur cuburlara düşkünlüğünü körükler.

Ne yapmalısınız?

Anne-baba olarak çocuğunuzla bu konuyu konuşmanız, bu yiyeceklerin zararlarını anlatmanız, reklâmların bu yiyecekleri sunuş biçimini açıklamanız gerekir.

Uzmanlar yasaklamanın abur cuburları önlemede etkili olmadığı görüşündeler. Bir yiyecek tabu haline getirildiğinde çocuklar genellikle o yiyeceğe karşı daha fazla istek duyarlar. Yasaklamak yerine bu yiyecekleri evinizde çok fazla bulundurmamanız ve bunları sürekli yenen şeyler olarak değil de, arada sırada yenilebilen yiyecekler olarak zaman zaman birer tane çocuğunuza vermeniz daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Ancak yiyecekler konusunda bir çifte standardın olmamasına da özen göstermelisiniz. Siz her gün çikolatalı gofretler yiyorsanız, çocuğunuza bunları yememesi gerektiğini açıklamanız zor olur. Sağlıklı beslenme ailece yapılması gereken bir şeydir.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

I'm yours if you are mine

ben beni sizde bul dum ... sizde yaşa dım ...

Son Yazılarım

Konuşma ve dil gelişimi (alıntı- http://www.freewebs.com/cocukhayat/dilgelisim.htm )
Yaşlara göre beslenme sorunları ve çözümleri (www.aile.org)
ALINTI
herkese iyi seneler...
nice mutlu yıllara YAVRUM...
10 KASIM... ATAM İZİNDEYİZ...
bir yiğidimizin bir damla kanı için binlerce apo feda edilmez mi??
yine hain saldırı...
işte bu da normalinden ekmek yani beyaz ekmek :)
ben yaptım ben yaptım..başardımmm...işte nefis tahıllı ekmeğimi yaptım.. :))
Çocukları Sonbaharın 5 Hastalığından Koruyun
Yaşlara Göre Gündüz Uykusu Rehberi
Ramazan Ayında Beslenme Önerileri...
ÇOCUKTA DİSİPLİN PROBLEMİ NASIL YARATILIR?
*Kilo Vermenin 12 Temel Kurali*
*Cocugunuzu Sevmeyi Abartmayin*
hangi hastalığa hangi yiyecek
bis geldiiikkkk
tatile gidiyoruuuuzzzzzz.........
UNUTMADIK...
Korku, Çocuk Gelişiminin Doğal Bir Parçasıdır
karinca ve agustosbocegi - Turkiye versiyonu :)))) (!!!acaba?)
uzun ama okumaya değer...özellikle anneler....
Uc Yasindan Kucuk Cocugunuz "Hayir" Hakkinda Neler Biliyor ?
DİŞLER ÇIKARKEN NELER OLUR?

Kategoriler

  • ailemiz
  • ay ay bebek gelisimi
  • bebegimin menusu
  • bebek-cocuk
  • bebeklerde beslenme
  • EGLENCE
  • ekmek
  • esimin kaktusleri
  • gerekli bilgiler - karma
  • haber
  • mezeler-salatalar
  • orgu severlere bendende birkac ornek
  • ozel gunler
  • pastalar-kekler-hamur isleri
  • SAGLIK
  • yemekler
  • Arkadaşlarım

    tiensurunleri
    eglencecafe
    bilgisayardoktorum
    mardinliyizbiz
    Cartoon Glitters

    Cartoon Glitters


    Türkçe - İngilizce Sözlük
    ç - ı - ğ - ö - ş - ü
    Kelime:
    TV'de Bugün
    Günlük Burç

    online